<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>




<rss version="2.0">

<channel>
<title>Gölköy İlçesi Haber Portalı. Yeni Tartışma Konuları</title>
<link>http://www.golkoy52.com/</link>
<description>Golkoy İlçesi Hakında Bilgi Haber Resim Beldeleri Hakkında Bilgi Köyleri Hakkında Bilgi </description>
<managingEditor>wWw.X-iWeb.Ru</managingEditor>
<webMaster>Gölköy İlçesi Haber Portalı. Yeni Tartışma Konuları</webMaster>
<language>ru-ru</language>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Güzelyurt Beldesi ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=38&amp;thread_id=36</link>

	<description>Bir Güzelyurtlu ve guzelyurt.bel.tr web sayfamızın tasarımcısı olarak şimdi çook uzaklardan yazıyorum. Askerdeyim. Mardinde  Tüm Güzelyurt ve gölköye Hasretle Selmalarımı gönderiyorum....</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Ordu İlimiz ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=72&amp;thread_id=35</link>

	<description>Karadeniz Bölgesi&amp;amp;#8217;nde il olan Ordu, doğusunda Giresun, batısında Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat, kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir.&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu.jpg[/img]&lt;br /&gt;
İlin Melet çayının batısındaki daha büyük kesimi Orta Karadeniz, doğusundaki kesimi ise Doğu Karadeniz Bölümü içerisinde yer almaktadır. İl toprakları ovalardan oluşan dar bir kıyı şeridi ile hemen gerisinde yükselen Kuzey Anadolu Dağlarının kıyı sıralarını kapsar. Akarsu vadileri ile derin biçimde parçalanan bu dağlık alanın yüksekliği kuzeyden güneye doğru gittikçe artar. İlin doğu ve güneydoğu kesimini Giresun Dağlarının batı uzantıları, güney ve batı kesimini de Canik Dağları engebelendirir. Güneydoğusundaki Karagöl Dağı&amp;amp;#8217;nın doruğu il sınırları dışında kalmaktadır. Giresun Dağlarının batı uzantılarından olan Aşıt Tepesi (2.569 m.) ile Eriço Tepesi (2.298 m.) ilin belli başlı yükseltileridir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu1.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İl topraklarını Canik ve Karadeniz Dağlarından kaynaklanan akarsular sulamaktadır. Turna Suyu, Melet Irmağı, Akçaova Deresi, Bolaman Irmağı, Ceviz Deresi ve Curi Deresi bu akarsuların başlıcalarıdır. Bu akarsular il topraklarında derin vadiler oluşturarak Karadeniz&amp;amp;#8217;e dökülürler. Karagöl Dağı&amp;amp;#8217;nın zirvesinde küçük buzul gölleri ile Fatsa ilçesindeki Gaga Gölü ve Ulubey&amp;amp;#8217;deki Ulugöl ilin başlıca gölleridir. İlin yüzölçümü 5.963 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre; toplam nüfusu 887.765&amp;amp;#8217;tir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlinin jeolojik yapısını, II. Zamanda oluşan lavlarla, kuzey batı ve güney doğu yönlerinde uzanan volkanik kütleler meydana getirmiştir. İl toprakları, II. Ve III. Zamanda oluşmuştur. İl topraklarının jeolojik devirlerine ait izler, Aybastı ve Gölköy yöresindeki kömür yataklarında, ilin volkanik dağlarında, Gölköy`ün tektonik çöküntüsüyle sahilin IV. Zamanında oluşan alüvyonlu birikintili düzlük ve ovalarında görülmektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu2.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doğu-Batı yönünde düz bir şekilde uzanan kıyı şeridi, Yalıköy&amp;amp;#8217;den başlayarak kuzeye yönelir ve efsane kahramanı Yason&amp;amp;#8217;un adıyla anılan Yason burnundan itibaren doğuya yönelerek Çam burnuna ulaşır. Buradan tekrar güneye yönelir ve bir yarımada oluşturur. Bu yarım adanın doğu kısmında Karadeniz&amp;amp;#8217;in doğal limanlarından biri olan Perşembe (Vona) Limanı bulunur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ordu&amp;amp;#8217;da Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Kışları ılık, yazları nemli, yaz ve kış arasındaki sıcaklık farkının oldukça az olduğu bu tipik Karadeniz iklimi sahilden başlayarak güneye doğru dağların doruklarına kadar devam eder. Dağların Kelkit vadisine bakan güney yamaçlarında ise yağışların azaldığı karasal iklim özellikleri görülür. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doğal bitki örtüsü bakımından zengin olan Ordu&amp;amp;#8217;nun, kıyı şeridinde yayvan yapraklı etek ormanları ve fundalar görülür. Bu şerit, Karadeniz kıyıları ile kenar dağlarının orta kısımlarıdır. Orman etekleri ile yaylalar arasında kalan kesimde yayvan yapraklı, karışık ve iğne yapraklı bitki örtüsü görülür. Bu alanlarda kızılçam, gürgen, çam, ladin, orman gülü türleri bitki örtüsünü oluşturur. Yayla kesimlerinde ise 1.500-1.800 m. yükseklikte çam, ladin, çalılar ve orman altı bitki türleri görülür. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu3.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, balıkçılık ve küçük sanayie dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında fındık, mısır, buğday, arpa, baklagiller, patates, lahana, elma ve armut gelmektedir. Az miktarda da çeşitli sebze ve kiraz, ceviz, üzüm, incir, soya ve çay yetiştirilir. Hayvancılıkta ise, çok sayıda sığır beslenmekte olup, koyun da yetiştirilir. Yaylalarda yaygın biçimde arıcılık yapılmaktadır. Bal üretiminde Muğla&amp;amp;#8217;dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Balıkçılık kıyı halkı için önemli bir ekonomik gelirdir. Avlanan balıklar çeşitli tesislerde işlenir, yurtdışına ihraç edilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çok fazla gelişmemiş olan sanayisi genellikle tarıma dayalıdır. Başlıca sanayii kuruluşları fındık kırma, fındıklı ürünler, deniz ürünleri, orman ürünleri, soya yağı, çimento, tuğla ve kiremit, tel ve çivi fabrikalarıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu4.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengin olan Ordu&amp;amp;#8217;nun Fatsa ilçesinde bentonit, Gölköy&amp;amp;#8217;de kurşun, çinko, bakır ve demir, Mesudiye&amp;amp;#8217;de traverten, Perşembe yöresinde demir, Ulubey&amp;amp;#8217;de manganez ve kaolin, Ünye&amp;amp;#8217;de demir yatakları vardır. Ayrıca Ordu&amp;amp;#8217;ya bağlı Fatsa ilçesinin Sarmaşık Köyü&amp;amp;#8217;ndeki Sarmaşık Kaplıcası olup, 48 derece sıcaktaki suyun bileşiminde çelik ve kükürt bulunmaktadır. Bu suyun kadın hastalıkları , romatizma, böbrek taşı rahatsızlığı ile fizik tedavi konusunda yararlı olduğu bilinmektedir. Ordu ilindeki en önemli içime de Fatsa&amp;amp;#8217;nın Sazcılar Köyü&amp;amp;#8217;nde Sazcılar Kaynak Suyu&amp;amp;#8217;dur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ordu&amp;amp;#8217;nun tarih öncesi çağları Prehistorik Dönemde başlamıştır. 1963-1964 yıllarında Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Prehistorya Tarihi Kürsüsü&amp;amp;#8217;nden Prof.Dr. Kılıç Kökten&amp;amp;#8217;in Ordunun Ünye civarında yaptığı arkeolojik kazı ve araştırmalar, ilk yerleşimin MÖ.15.000&amp;amp;#8217;de başladığını ortaya koymuştur. Ayrıca Mesudiye ilçesinde Eski Tunç Çağı&amp;amp;#8217;na ait buluntular da ele geçmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu5.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MÖ:XVII.yüzyılda burası Kaşkaların yurdu olarak tanınmıştır. Kaşkalar yörede MÖ.VIII.yüzyıla kadar egemenliklerini sürdürmüş, Hititlerin başkenti Hattuşa (Boğazköy)&amp;amp;#8217;ya ve Asur sınırlarına kadar akınlar düzenlemişlerdir. Tarihi belgelere göre MÖ.VII.yüzyılda Miletli kolonistler burada ticaret kolonileri kurmuşlardır. Böylece bütün Karadeniz kıyılarında ticaret ve deniz ulaşımına hakim olmuşlardır. Miletli kolonistlerin Kotyora (Cotyora) ismi ile yörede kurdukları ilk şehrin yeri bugün bilinmemektedir. MÖ. 400 yıllarında Ksenefon&amp;amp;#8217;un &amp;amp;#8220;Onbinlerin Dönüşü&amp;amp;#8221; isimli eserinde, kolonistlerin buraya gelişleri ve yaşantıları dile getirilmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yöredeki kısa süreli Hitit egemenliğinden sonra Frigler, Medler ve Persler buraya hakim olmuşlardır. Büyük İskender&amp;amp;#8217;in Persleri yenmesinden sonra Helenistik kültür yörede egemen olmuş, MÖ.IV.yüzyıl sonlarında da Pontus Krallığı&amp;amp;#8217;nın sınırları içerisinde kalmıştır. MÖ.I.yüzyılda Romalılar Pontus Krallığı&amp;amp;#8217;nı ele geçirmiş, ardından yöreye Bizanslılar egemen olmuş ve Armeniakon Theması sınırları içerisine almıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu6.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Malazgirt Savaşı&amp;amp;#8217;ndan (1071) sonra ilk Türkmen boylarından olan Danişmendliler, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat, Kayseri, Malatya, Gümüşhane ile birlikte Ordu&amp;amp;#8217;yu da hakimiyetleri altına almışlardır. Bu arada yöre, Danişmendliler, Anadolu Selçukluları ve Bizanslılar arasında zaman zaman el değiştirmiştir. İstanbul&amp;amp;#8217;un Latin istilasından ötürü Trabzon&amp;amp;#8217;da kurulan Rum-Pontus İmparatorluğu burayı da egemenliği altına almıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hacıemiroğulları Beyliği 1344-1461 yılları arasında Ordu yöresinde egemen olmuştur. Bu beylik, Ordu İlinin Mesudiye İlçesi topraklarında yerleşmiş bulunan Çepni Türkleri&amp;amp;#8217;ne mensup Bayram Bey Oğlu Hacı Emir Bey tarafından kurulmuştur. Emir Süleyman Bey, 1381 yılında 12.000 kişilik bir kuvvetle Mesudiye Bölgesinden Ordu kıyılarına inmiş, buradan Giresun&amp;amp;#8217;a geçerek yöreye hakim olmuştur. Çelebi Mehmet Devrinde 1413&amp;amp;#8217;de Ordu yöresi Osmanlı hakimiyetine girmiş, Hacı Emiroğulları Beyliği bu bölgedeki gücünü yitirmiştir. Ankara Savaşı&amp;amp;#8217;nda Timur tarafını tutan Hacıemiroğulları, savaşı Timur&amp;amp;#8217;un kazanmasından sonra yöreyi yeniden ele geçirmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet 1461&amp;amp;#8217;de Ordu ve yöresini kesin olarak Osmanlı topraklarına katmış ve buradaki Çepni Boylarının gücünü kırmıştır. Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-1520) yapılan bir idari değişikle Trabzon, Samsun ve Ordu&amp;amp;#8217;nun bağlı olduğu Şebinkarahisar Livası birleştirilip Erzincan Vilayetine bağlanmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
[img]http://www.gurgentepeliler.com/images/ordu/ordu7.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
XVI.yüzyılın sonları ile XVII.yüzyılın başlarında başlayan Celali isyanları bütün Anadolu&amp;amp;#8217;yu olduğu gibi Ordu yöresini de kasıp kavurmuştur. Osmanlı Devletini oldukça uğraştıran Sivas ve Ordu civarındaki bu isyanları Sivas Beylerbeyi İlyas Paşa bastırmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1613 tarihli Tahrir Defterine göre, Ordu 20 nahiyeden oluşan ve adı &amp;amp;#8220;Kaza-i Bayramlu&amp;amp;#8221; olan bir kaza merkeziydi. Bundan sonra, günümüze kadar değişik idari bölünmelere uğrayan bölgenin, Bulancak ve Bulancağ&amp;amp;#8217;ın doğu kısımları Giresun&amp;amp;#8217;a, Reşadiye İlçesi Tokat&amp;amp;#8217;a bağlanmıştır. Onun dışında kalan bölgeler, Ordu&amp;amp;#8217;nun sınırları içerisinde kalmıştır. 1805 yılında Şebinkarahisar Sancağı Erzurum&amp;amp;#8217;dan alınmış; Ordu, Gölköy ve Bucak kasabaları ile birlikte Trabzon&amp;amp;#8217;a bağlanmıştır. 1831&amp;amp;#8217;de ise Fatsa sınırlarından itibaren Ordu, Ulubey, Gölköy yöreleri tamamen Mesudiye ve Aybastı ilçeleri Erzurum eyaletine bağlı Şarkikarahisar livasına, Fatsa&amp;amp;#8217;nın iç ve batı kısımlarıyla Ünye, Canik (Samsun) livasına bağlanmıştır. 1871&amp;amp;#8217;de yapılan bir idari değişiklikle, Ordu Kasabası merkez olmak üzere Vona (Perşembe) Bolaman, Aybastı, Gölköy,Ulubey nahiyeleriyle birlikte bir kaza oluşturulmuştur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kurtuluş Savaşı sırasında yöre, Pontus çetelerinin baskınlarına uğramış ve zor günler geçirmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra 1920 yılına kadar Trabzon Vilayetine bağlı bir kaza merkezi olan Ordu, 1923 yılında vilayet konumuna getirilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ordu&amp;amp;#8217;da günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Fatsa&amp;amp;#8217;daki Bolaman Kalesi, Cıngırt Kalesi, Ünye&amp;amp;#8217;de Ünye Kalesi, Mesudiye&amp;amp;#8217;de Miletios Kalesi, Kaleköy Kalesi, Kayaköy Kalesi ve Kaya Mezarları, Gürpınar Köyünde Kaya Mezarları, Konacık Kaya Mezarları, Rum Kiliseleri, Akkuş&amp;amp;#8217;da Kevgür Kalesi, Gölköy Kalesi, Taşbaşı Kilisesi, Düz Mahalle Kilisesi, Yason Kilisesi, Kemer Köprü, İbrahim Paşa Camisi (1800), Hamidiye Camisi (Hükümet Camisi) (1891), Yalı Camisi (Aziziye Camisi), Orta Cami, Kirazlimanı Çeşmesi, Osmanbey Çeşmesi, Selimiye Camisi (1926), Konstantin Çeşmesi, Mustafa Bey Çeşmesi, Yusuf Ağa Çeşmesi (1832), Soğuksu Çeşmesi (1842), Çürüksulu Ali Paşa Çeşmesi (1911), Ünye Şeyh Yunus Türbesi, Yalı Hamamı, Saray Hamamı, ayrıca Paşaoğlu, Haznedaroğlu ve Bolaman konakları başta olmak üzere Türk sivil mimari örneklerinden evler bulunmaktadır.</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Yuvapınar Köyü ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=58&amp;thread_id=34</link>

	<description>Yuvapınar köyü eski ismiyle (Kuruağaç, Kuşadiye köyü), kuruluşu hakkında 1887 Osmanlı Rus harbi neticesinde, Rusların O dönem Osmanlı toprakları olan Batum ve ahalisinin işgali sonucu, Batum ve bugünkü Artvin civarında oturan Müslüman gürcülerin işgal neticesinde göç etmeleri sonucu 1890 yılında kurulmuş bir gürcü muhacir köyüdür.                                                                                                                                                                Köy   o dönem Batum ve Artvin civerından gelen değişik yedi süleleden,bir rivayete göre öndört kişiden meydan gelmekte idi.Köyün bu günkü yerleşim alanı daha önceden Tamalan civarında oturan  Rum ve Ermeni asıllı köylüler tarafından mera ve av alanı olarak kullanılmaktadır.Tamalan&amp;amp;#8217;da oturan Rumlar ile bizim köylüler yaklaşık olarak 25 yıl yani 1993 den 1925 yılında Yunanistan ile yapılan mübadeleye kadar komşuluk yapmışlardır.(Kaynak Şerife Mitil).Bu günkü Yuvapınar köyü daha önceden Bizanslı Rumlar dönemlerinde yerleşim yerleri olarak kullanıldığı toprağın altından çıkan  eski  kiremit kalıntıları bu tezi doğrular vaziyettedir.Köye ilk gelenler,çevresi büyük gürgen ağaçları ile çevrili olan bu bünkü camii ve  çevresine yerleşmişler,sülalelerin kanaat önderleri daha başka bir yere gitmeyecekleri istişaresi neticesinde, herkes tarım yapabileceği yerleri belirlenerek toprak  paylaşımı yapmışlardır.Daha sonra herkes kendi arazisi üzerine ve birbirine yakın ahşap evler yaparak, değişik mahalleri meydana getirmişlerdir. &lt;br /&gt;
Köyün ilk ismi Kuşadiyedir. Köyün ilk isminden sonra Kuruağaç olarak değiştirilmiştir.1993 tarihinden itibaren eskiden Hapsamana bugünkü ismi Gölköy olan ilçeye bağlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
       Cumhuriyetle birlikte Köylerin ismi değişirken bu köyünde ismi Yuvapınar olarak değiştirilmiştir. Yuvapınar oluşunun sebebi ise yeşilin bol olması kuşların ağaçların tepelerine yuva yapmaları,yine bunun yanında toprağın her tarafından fışkıran suları bunların üzerlerine yapılan hayır pınarları  neticesinde,ilk kelimesini &amp;amp;#8216;&amp;amp;#8217;yuva&amp;amp;#8217;&amp;amp;#8217;dan diğer kelimesini de &amp;amp;#8216;&amp;amp;#8217;pınar&amp;amp;#8217;&amp;amp;#8217;lardan alarak YUVAPINAR olarak ismi değiştirilmiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yuvapınar köyü Gölköy ilçesine 17 km, uzaklıkta bir köydür. Köyün güneyinde Alanyurt güzlesi köyü, batısında BURULAN, kuzeyinde Haruniye doğusunda ise Tamalan köyü  yer almaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köy geçmiş dönenlerde çevre köylerin en zengini ve en verimli köylerinden biriymiş, çevre köylerden bir çok insan köyümüze hizmetkar olarak çalışmaya gelir ve geçimini bu yolla kazanırmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kıtlık ve yoksulluk zamanlarında çevre köylerden gelen insanlar köyümüzden mısır ve yiyeceklerini temin ederlermiş.Çevre köyler yoksulluktan kurtulmak için daha erken gurbete çıkarken,dışarıda kazandıkları paralarla köylerini çağa ayak uydurarak  geliştirmişler.    &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
KÖYÜDE İLKLER&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köyümüze ilkokul 1966 yıllında yapılmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk ebe ve sağlık memuru Firdevs Hanım&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk öğretmen Rahmetli Lütfi hocadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köyümüze ilk telefon 1977 yılında,&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köyümüze elektrik 1986 yılında gelmiştir.</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Aşk Meşk ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=64&amp;thread_id=33</link>

	<description>[img]http://img181.imageshack.us/img181/6619/38uu.jpg[/img]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Boşluğuna sarılıyorum her gece...üşüyorum...yokluğun buz gibi vurmuş evime ve yürek odalarımın duvarlarına.duvarda asılı resmin bile bakmıyor gözlerime...her gece sensizliğime içiyorum buz kesen evde.&lt;br /&gt;
Kalbim hala beklemeli aslında.geleceğinin ihtimaliyle beklemek esas duruslarda...yorgunluk veren bir şey bu.&amp;quot;çık gel istersen.&amp;quot;diyorum sensizliğimde,bana bakmayan resmine...&lt;br /&gt;
Acılarla vuruşuyorum ve yalanci acılarla avuturcasına geçiştirmeye çalışıyorum kalbimi.her şeyi sadece senin için yapmaya çalışıyorum sevdiğim...&lt;br /&gt;
Bu sana kaçıncı haykırışım sevdiğim....her birinde ayrı bir sensizlik ve ayrı bir sensizlik acısı var aslında.artık tükeniyorum her boşluguna sarılmalarda.ve ölüyorum her an üşümelerde...&lt;br /&gt;
Hiç bir şey olmayışın kadar yıkıcı olmadı sevdiğim...kapılarım hala aralık ve yolu hala aydınlık.sen geleceksin ümidi ve ihtimaliyle yirmi dört saat beklemeliyim sevgili...&lt;br /&gt;
Bir şey hala kopmadı içimde...en başta sen canım,en başta sen baş tacım...anlamsızlığa susmalar var içimde.sadece sana konusuyorum sevdiğim...sana yazıyorum tüm güzel kelimeleri...&lt;br /&gt;
Vakti dolmadan ömrüm,gel sevgili...bilki ben çok acılar yaşadım sevdiğim...ama bu başka,sensizlik bir başka.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gel yürek odalarıma canım...&lt;br /&gt;
Gel...çünkü beklemeliyim.&lt;br /&gt;
Gel...çünkü boşluğuna sarılıyorum.&lt;br /&gt;
Gel...çünküler bitti artık.&lt;br /&gt;
ÜŞÜYORUM...</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Aşk Meşk ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=64&amp;thread_id=32</link>

	<description>Tek başına günlerce yürüdün mü hiç bomboş sokaklarda. Islatan yağmurun altında iliklerine kadar hissettin mi yalnızlığı?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kimse yoktur yanında elini tutacağın, omzuna yaslanacağın, kulağına sevgi sözcükleri fısıldayacağın birini göremezsin yakınlarında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kapkaranlıktır her yer eğer yalnızsan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önünü göremezsin yalnızlığın yoğunluğundan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapayalnız yürürken, sokaklarda el ele tutuşan insanları görürsün ve &amp;quot;ah, keşke&amp;quot; dersin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gözlerinden akan damlalardır yalnızlık.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mum ışığında ellerin titreyerek yazdığın şiirdir yalnızlık.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gökyüzüne bakan herkes yıldızların ışıltısını görürken, sen gecenin kasvetini görürsün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İçine tarif edilemez bir acı çöreklenir ve hiçbir şey yapamazsın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Direnemezsin yalnızlığa.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çünkü dirensen bile mağlup olursun hep istemeden.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;quot;Bir gün&amp;quot; dersin hep ama o bir gün asla senin olmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sevgiye muhtaç dolaşırsın sessiz, sakin, kimsesiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yanındakilerin varlığı tatmin etmez seni, en sevdiklerin bile olsa..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çünkü sen en sevdiğini istersin hep.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Acı çekersin daima.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Karşı koyamazsın gözyaşlarına.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gecenin içinde bir ışık yakalamaya çalışırsın hep.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çünkü yalnızsan eğer her gece yalnızlıkla eşittir senin için..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aşksız, sevgisiz gelecek olan sevgiliyi beklersin bıkmadan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ama nereye kadar gidecek bu yalnızlık sen de bilemezsin&amp;amp;#8230;</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Aşk Meşk ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=64&amp;thread_id=31</link>

	<description>Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir düş gibi geçtin hayatımdan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu..&lt;br /&gt;
Müziklerim eşlik etti hayatımdan geçişine. Kemanları parçaladım huzurunda. Senfoni orkestralarını tuzla buz ettim.. Elektro gitarlardan eser kalmadı. Piyanoların her bir tuşunu ayrı kırdım. Şarkıyı bile söyleyecek kimse bırakmadım. Ölmüştü hepsi, öldürmüştüm bir bir. Ve gidişine son bir nota sakladım My Dying Bride&amp;#39;tan. Ve seni tozlu raflara kaldırdığım son gece bana o eşlik etti. Ve bir de bir şişe Efes Pilsen bira. Ve bir de yanımda sensizliğin vardı ki, o zaten yoldaşım olmuştu. Seni tozlu raflara kaldırdığımda bile beni yalnız bırakmadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ölümlerim geldi aklıma sessizliğin huzurunda. Şahidi bir parça gözyaşının olduğu ölümler. Hergece hergece ve heryerde. Kaçış yollarını kapatmışsın. Bağırdım bir sürü aç diye, sesim mi çıkmadı bilinmez, açmadın. Belki de açamadın açmaya çalıştığın halde. Belki de açmak için ellerinin bütün gücünü harcamışsındır. Yüreğinde buzları parçalamış, elleri kanatmışsındır. İnan bana o mesafeden gözükmüyordun. Hissediliyordun sadece. Ve ben bağırmakla sessiz kalmak, ölmekle yaşamak arasındaki o cilveli noktada oturmuş düşünüyordum. Ve ölüyordum milim milim, gram gram.. Öldüğümü görüyordum.</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Aşk Meşk ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=64&amp;thread_id=30</link>

	<description>Âşıkların Aşk Bedenidir!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gerçek âşık onurludur&lt;br /&gt;
Onda gurur yoktur&lt;br /&gt;
Gurur ile onur dost olamaz&lt;br /&gt;
Aşkı bilmeyen âşık olamaz&lt;br /&gt;
&amp;quot;..ama AŞIK gibi....&amp;quot; âşıktır&lt;br /&gt;
Aşkı onun kalbine yakışır&lt;br /&gt;
Orada onurlu bir çiçek gibidir&lt;br /&gt;
Sevgiyle aşk hep sulanır&lt;br /&gt;
Böceklerden koruyan ilacıdır,&lt;br /&gt;
&amp;quot;Ben Seni sevdim&amp;quot; cümlesinde saklıdır&lt;br /&gt;
Aşk Aşkına, Âşık Aşığına bağlıdır&lt;br /&gt;
İkisi de bir bendene girer&lt;br /&gt;
Birlikte Âlem-i Gönül dedirler&lt;br /&gt;
Saray-ı Aşk onlarındır&lt;br /&gt;
Hizmetçisi anılarıdır&lt;br /&gt;
Yemekleri karşılıklı söylenen sözleridir&lt;br /&gt;
İki âşık bir bedendedirler&lt;br /&gt;
O beden bambaşka bir yerdir&lt;br /&gt;
Hiçbir bedene benzemezdir&lt;br /&gt;
Sevgiyle kaplı aşk ile dolu bir bedendir&lt;br /&gt;
Âşıkların aşk bedenidir!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Alem-i Sır</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Şiirler &amp; Güzel Sözler ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=63&amp;thread_id=29</link>

	<description>Hergün birikiyor yüzün&lt;br /&gt;
Kalbimin en derin çukurlarında&lt;br /&gt;
Damlaya damlaya &lt;br /&gt;
Göl oluyorsun&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yol oluyorsun sonra&lt;br /&gt;
Bir karanlık sokaktan&lt;br /&gt;
Işıklı bir bulvara&lt;br /&gt;
Yürür gibi ümitli&lt;br /&gt;
Katediyorum seni&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sesinin yamaçlarına&lt;br /&gt;
Çiğdem gibi serpilmiş sözcükler&lt;br /&gt;
Dökülürken ağzından&lt;br /&gt;
Serin bir söğüt gölgesinde&lt;br /&gt;
Duru bir ırmağı seyreder gibi&lt;br /&gt;
Bakıyorum yüzüne&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüzün su damlası gibi&lt;br /&gt;
Yüzün kar tanesi gibi&lt;br /&gt;
Kardelen çiçeğinin&lt;br /&gt;
Karda gölgesi gibi yüzün&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köz dökülmüş kar yığını&lt;br /&gt;
Eriyip akıyor dilim&lt;br /&gt;
Adının her harfine&lt;br /&gt;
Serpiliyor sözcüklerim&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Senin yüzüne borçlu kalbim diriliğini&lt;br /&gt;
Tozu toprağı sanki bedenim yüreğimin&lt;br /&gt;
Yüzün ılık bir rüzgar gibi essin&lt;br /&gt;
Yıllar boyu kendi ıssızlığında&lt;br /&gt;
Kendinden bile korkan viran kalbimin&lt;br /&gt;
Kubbelerine çarpan&lt;br /&gt;
En güzel sessin&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüzün bir ülke olsun&lt;br /&gt;
Yüzümün sınır komşusu...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BARIS CELIMLI</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Şiirler &amp; Güzel Sözler ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=63&amp;thread_id=28</link>

	<description>Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. &lt;br /&gt;
&amp;quot;O olmazsa yaşayamam.&amp;quot; demeyeceksin. &lt;br /&gt;
Demeyeceksin işte. &lt;br /&gt;
Yaşarsın çünkü. &lt;br /&gt;
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. &lt;br /&gt;
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. &lt;br /&gt;
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o&amp;#39;nu sevdiğinden. &lt;br /&gt;
Çok sevmezsen, çok acımazsın. &lt;br /&gt;
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. &lt;br /&gt;
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... &lt;br /&gt;
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. &lt;br /&gt;
Senin değillermiş gibi davranacaksın. &lt;br /&gt;
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. &lt;br /&gt;
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. &lt;br /&gt;
Çok eşyan olmayacak mesela evinde. &lt;br /&gt;
Paldır küldür yürüyebileceksin. &lt;br /&gt;
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, &lt;br /&gt;
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. &lt;br /&gt;
Gökyüzünü sahipleneceksin, &lt;br /&gt;
Güneşi, ayı, yıldızları... &lt;br /&gt;
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. &lt;br /&gt;
&amp;quot;O benim.&amp;quot; diyeceksin. &lt;br /&gt;
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin... &lt;br /&gt;
Mesela gökkuşağı senin olacak. &lt;br /&gt;
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. &lt;br /&gt;
Mesela turuncuya, yada pembeye. &lt;br /&gt;
Ya da cennete ait olacaksın. &lt;br /&gt;
Çok sahiplenmeden, &lt;br /&gt;
Çok ait olmadan yaşayacaksın. &lt;br /&gt;
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, &lt;br /&gt;
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. &lt;br /&gt;
İlişik yaşayacaksın. &lt;br /&gt;
Ucundan tutarak...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CAN YÜCEL</description>

	</item>

<br />
<b>Notice</b>:  Undefined index:  post_subject in <b>/home/golkoy52/public_html/rss/rss_f.php</b> on line <b>35</b><br />
<item>

	<title> [ Şiirler &amp; Güzel Sözler ]</title>

	<link>http://www.golkoy52.com/forum/viewthread.php?forum_id=63&amp;thread_id=27</link>

	<description>KAĞITTAN SEVDA..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaç kere bu son demiştim, yapamadım&lt;br /&gt;
Gözlerinden kopamadım&lt;br /&gt;
Resmini çekmecemden çıkarttım ama bir kez bile bakamadım&lt;br /&gt;
Silmek için hücrelerimden kapandım odama&lt;br /&gt;
Sabahlara çıkamadım&lt;br /&gt;
Bütün dağlar bütün denizler uykusundayken&lt;br /&gt;
Bir tek damla uyumadım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kendime kağıttan küçük bir sevda yaptım&lt;br /&gt;
Gecelerce avuttum kendimi&lt;br /&gt;
Rehin bıraktım, yüreğimi ellerine&lt;br /&gt;
Ne olur geri ver kalbimi</description>

	</item>

</channel>
	</rss>